Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
VİDEOHABER

Putin: ''Ortadoğu bataklığı dedikleri kadar varmış...''

-> Unutulmaya yüz tutmuş o spor yorumcusundan gündeme bomba gibi düşen iddia: ''Şenol Güneş hoca filan değil!'
-> Fransa'dan Türkiye'ye krampon satışlarını yasaklayan düzenleme... Macron: ''Endişeliyiz...''
-> Tavladan başka oyun, dış güçlerden başka teori, Facebook sayfalarından başka kaynak bilmeyen üniversite mezunu esnaf, profil bilgilerine ''Stratejist'' kelimesini ekledi...
-> Şenol Güneş'in siyah kravatı, Fransa deplasmanında A Milli takımımıza 1 puanı getirdi...
-> Gruptan çıkma şansını hesaplamak için bu kez trigonometrik denklem çözmesine gerek kalmayan Türk futbol camiası şaşkın: ''Ne yani diğer sonuçların önemi olmayacak mı?''
FOTOHABER

Silah ihracatını durduran Batıya misilleme olarak Türkiye de nitelikli beyin ihracatını durdurma kararı aldı...

Türkiye o hileli, pis, kaka gazozların hangileri olduğunu öğrenmek için internete akın etti...

HALKIN SESİ

AKP'li Keçiören Belediyesi'ne bağlı ''A takımı'' adlı silahlı örgütün, Ankara'da bir doktor ve kız arkadaşını darp ettiği iddia edildi...

"En azından bankamatik memuru olmadan, karşılığında para aldıkları bir işi gerçekten yapıyorlarmış. Bu da bir ilerleme sayılır..."
SİNEMA

Battaniyelerinizi Hazırlayın: Undone'dan The Crown'a... Bu Kışı da Bir Şekilde Atlatmanızı Sağlayacak Yeni Mahsül Diziler

SPOR

TFF, Oynanan Futbolun Yakılan Elektriğe Değmemesi Nedeniyle Gece Maçı Uygulamasına Son Vermeye Hazırlanıyor...

Türkiye Futbol Federasyonu, hali hazırda borç yükü altında bulunan kulüplerin mali dengelerinin bir de artan elektrik fiyatları yüzünden iyice bozulmaması adına önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. devamı...
BLOG

Winter is Coming: Doğalgaza Alternatif Olarak Her Evde Bulunabilecek Düşük Maliyetli Yakacaklar...

DERGİ
ANKET

N'olmuş n'olmuş?

KİTAP

Instagram Resim Altlarınız İçin: Bir Takım Yeni Nesil Şairler ve Oldukça Acaip Kitapları...

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgilinizin rahat ve umursamaz tavırları illa ki sizi aldattığı anlamına gelmiyor. Ancak bayram tatilini memleketinde ailesiyle geçireceğini söyleyip Kaş'a gitmesi o anlama geliyor olabilir. O işi bi araştırın siz... devam...
Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Suriye Ordusu Ülkenin Kuzeyindeki Şehirleri de Rahatlıkla Geri Alabilsin Diye Tüm Dünyayı Karşısına Alma Pahasına Askeri Operasyon Düzenleyen Türkiye'ye Beşar Esad'dan Teşekkür Mesajı: ''Mahcup ediyorsunuz...''

Ağırlığını Kürt grupların oluşturduğu SDG'nin Suriye'nin kuzey doğusunda oluşturmaya çalıştığı koridoru engellemek amacıyla başlatılan Barış Pınarı harekatında 7. gün geride kalırken, harekat sonucu ülkenin kuzey doğusundaki şehirleri tek mermi atmadan geri almaya başlayan Suriye hükümetinden Türkiye'ye teşekkür mesajı geldi. devamı...

Ekonomik Yaptırımların Mevcut Durumda Pek Bir Şey Değiştirmeyeceğini Fark Eden ABD Hazine Bakanlığı, Öncelikle Türkiye'ye Mali Yardım Kararı Aldı...

Barış Pınarı harekatının ardından ABD Kongresi'nde hazırlanan Türkiye'ye yaptırım paketinin Türk ekonomisinin mevcut durumunda kayda değer bir değişikliğe neden olmayacağı yavaş yavaş ortaya çıkarken, ABD Hazine Bakanlığı'ndan yeni bir açıklama geldi. devamı...

Halil Sezai... Acı çekiyor...

Blog

Madem İş Bulamıyoruz Bari Teselli Bulalım: Kronik İşsizler İçin Kendini Avutma Rehberi...

Belki çok istediğiniz hâlde iş bulamadınız, belki de az istiyordunuz ve bulamayınca işinize geldi, zaten çalışmak size göre değildi. Yine de çevrenizde iyi bir işte çalışan, başarı merdivenlerini hızla tırmanan sıkıcı, itici insanların olması yer yer moralinizi bozdu. İster istemez bazen onlara özenip "Keşke benim de ofisim, yılbaşı çekilişim, Multinet kartım olsa" dediniz. Hayır hayır, hiç gerek yok, siz aslında birçok açıdan çok şanslısınız. Biraz düşününce işsizliğin çalışmaya göre ne kadar avantajlı olduğunu anlayacaksınız.

Evet, şöyle bi' arkamıza yaslanalım ve bu avantajları tek tek sayıp mutlu olalım. Ama önce biz tüm işsizlerin milli marşını hatırlayalım:


Fonetik olarak da muhalefet yapmaya elverişli değildi zaten…

 

1. What is 'pazartesi sendromu'?

Çevrendeki herkes pazartesiden tiksiniyor, bu masum günün ismi bile sanki onlara laf çarpıyor: Pazar-ertesi. Evet, kocaman serpme kahvaltıyı yuttukları, saatlerce pazar eki okudukları, pazar gezmeleri yaptıkları günün ertesi bu... Onlara her şey Kutlu Pazarı hatırlatıyor. Oysa sana göre pazartesi hiç korkunç değil, hatta sen hangi günde yaşadığının farkında bile değilsin. Caddede pazar kurulmuş olduğunu görürsen "Aa Salı Pazarı bu, demek ki günlerden salı!" diyorsun, akraba WhatsApp grubundan güllü-kalpli Hayırlı Cumalar videosu gönderilmişse aha diyorsun, bugün mübarek günmüş; çalışan kankilere akşam bira ısmarlatma günü."

Yani hafta içi de hafta sonu da aynı şeyi ifade ediyor sana, hayat senin için kocaman bir pazar, sanki ucuza serpme kahvaltı kampanyası bulmuşsun gibi bir iç huzurun var! Sendrom mendrom yok...


Oha cuma mı olmuş?
 

2. Mobbing de bana mı mobbing?

Aynı yerde işe girmeyegörsünler, en yakın arkadaşlar bile patronun gözüne girebilmek için birbirlerinin gözünü oyabilir, terfi edeyim de Junior Vidi Vidi statüsünden Düz Vidi Vidi statüsüne geçeyim diye türlü oyunlar çevirebilirler. Kişilik düzeyinde Atilla Taş'ın gençliği olarak giriş yaptıkları meslekte, susuz adamın karşısında testiden lokur lokur su içen Erol Taş’a dönüşürler. Bir de mobbing olayı var ki maruz kalmak büyük strese yol açar, "Ben geldim canıım" sözleriyle eve gelmesine alışkın olduğun o en naif kadın bile eve şu sözlerle giriş yapar: “Deli s.kmiş canım bu müdürü, deli!!”


Üniversitede aralarından su sızmazdı...
 

Oysa seninle arkadaşların arasına hiçbir şey giremez, kimse seni bir şey yapmak için de zorlayamaz. Senin için rekabet, mobbing gibi kavramlar yoktur, dost meclisinde bira içerken sosyal devlet övmek vardır. Çalışmayana maaş veren İsveç’e âşık olmak, patronu arayıp "Ben hastayım" diyenin izinli sayıldığı Danimarka'ya tapmak vardır. Favori kahramanın ise, çalışmamayı övüp duran Mandıra Filozofu’dur. Şöyle müstakil bir ev ve az dönüm bir toprağın olsa yeter sana, tavuğun dötünden yumurta almak ne güzeldir ama...


İskandinavya överken şöyle naif bir hâl alır yüzümüz...
 

3. KPSS'nin askerleriyiz

Ortalama 2-3 ayda bir, KPSS, YDS, ALES, DGS, AÖF, YÖK-DİL gibi bir sınava girerek zihnini her daim dinç tutuyorsun, bir yere yerleşmesen bile bu da bir şey değil mi? Hem belki de sınavlar bir araç değil amaçtır ve amaç, lise bilgilerini sürekli taze tutmaktır. Oysa senin arkadaşların matematiği lisede bırakmıştır, kesirli sayılarda payda eşitlemeyi bile bilmez. "Bu paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?" sorusunu görseler kesin aşağıdaki bütün anlamları çıkarırlar onlar! Şunu unutmayın ki hayat bir sınavdır ve sınav ücretleri de biraz pahalıdır.


Yetişkinler için zihin geliştirme seti...
 

Ayrıca işsizliğini yüksek lisans, doktora yaparak değerlendiriyorsan entelektüel birikimin durmadan gelişir. Hele ki bir sosyal bilimciysen (sayısalcı iş bulur zaten), telaffuzu güzel bir sürü Fransız düşünür ismi bilirsin, ortamlarda sadece isimlerini söyleyerek bile prim yapabilirsin: Delûûz (Deleuze), Baadyiu (Badiou), Bodrilaar (Baudrillard), Bordyiuu (Bourdieu)... Zaten başına Bod, Bad getirip bir isim sallasan da düşünür ismi gibi oluyor galiba...
 

4. Sevgi dolu bir dünyam var

Eve iş getirme yok, işkoliklik yok, "Bu telefonu açmam lazım" yok, istediğin kişiye istediğin kadar vakit ayırabilirsin. Birazcık da tuzun kuruysa, manitayı da alırsın yanına, dünyayı gezerken fotoğraflar çektiğin bir Instagram hesabı açar fenomen bile olursun*.  Sabit yaşıyorsan da arkadaşlarınla batağın, 101’in, FİFA’nın, dedikodunun, polemiğin keyfini doyasıya çıkarabilirsin. Sabahlara kadar "Yer sofrası mı daha iyi masada yemek mi?" diye tartışabilirsin, kimseye hesap vermeden, gönlünce...

Fakat aile üyeleriyle çok vakit geçirmek verimli olmayabilir bu dönemde; çünkü sana napıyorsun dediklerinde ve sen hiiç cevabını verdiğinde laf sokuyorlar, iç çekiyorlar filan, geriyorlar biraz…


* Biraz daha yatalım da sonra deveye "Boynun neden eğri?" diye sorarız...
 

5. Mesai yok, fazla mesai hiç yok

Basit: Çalışanlar her gün mesaiye kalıp mesai ücreti alamadıkları için yakınırken senin hiç mi hiç mesain yok! Aslında fazladan mesaisi olan arkadaşların, kullanmak istemedikleri mesailerini sana paslasa, senin de eline biraz para geçse… Yedek oyuncu misali, çalışan çok yorulunca 'oyuncu değiştir' işareti yapsa da taze kan olarak sahaya seni sürseler... Yok mu ya öyle bir şey? Çalışmaya çok alışık olmasak bile bu şekilde yavaş yavaş ısınabiliriz sanki...


Mesela onlar da çalışmayı çok sevmiyor ama birileri ellerinden tutmuş...
 

6. HD izle, hemen izle, sabah akşam izle

Kendimden biliyorum, hemen hemen bütün sinefiller işsizlerden çıkar! Çalışan nasıl izlesin o kadar filmi? Bitmeyen mesaiyi, trafik çilesini çektikten sonra, eve geleyim bir yemek yiyeyim çay içeyim derken film izleyecek ne kafa kalır ne zaman... O Ses Türkiye ya da CNN Türk’te bir açık oturum karşısında uyuyakalır o, yazık… Şşt, kalk yerine yat çileli çalışan! Ooo bakıyorum da senin gözler hâlâ fıldır fıldır, kaygısız işsiz!

Senin de kendine göre yoğun bir dizi-film mesain vardır: Mesela güne ödüllü bir kısa filmle başlar, klasik bir filmle öğle arası verir, akşam üstü bir Avrupa sineması çakıp gece mesaisine de bir Hitchcock gerilimi bırakırsın. İşini sonraki güne bırakmayı sevmediğin için Black Mirror 4. sezonun bütün bölümlerini çıktığı gün bitirip "Sezon genel olarak, mmm, olmamış" diye tweet atarsın. Zordur senin iş de...


Big Brother is watching you (o da işsiz herhalde)...
 

7. No taksit no cry

Çalışan insan kaçınılmaz olarak ev kurar hatta aile kurar. Aile kuran insan da kaçınılmaz olarak taksit yapar. İş = Aile, Aile = Taksit. Taksit müptelasıdır çalışanlar: Ev, araba, elektronik eşya, beyaz eşya, 12 ay, 36 ay, 120 ay... Sevişirken bile plazma TV'nin taksitlerini, kredi kartı ekstrelerini, Evkur'u düşünür bu garipler. Senin eşyayla ilişkin ise daha çok ikinci el kelepir eşya sayfaları, uygulamalarıdır. Zaten çok eşya sevmezsin, o kadar gelişmiş Japonlar bile az eşya kullanma taraftarı olduklarına göre vardır bir bildikleri dersin. Ne eşya ne de taksit derdin vardır, işsizlik seni "Mal da yalan mülk de yalan / Var biraz da sen oyalan" seviyesine getirmiş, halk ozanı, gönül adamı eylemiştir.

Tabii senin de GSS, öğrenim kredisi borçların vardır ama boş ver şimdi; konumuz o mu yani?

Twitter: @duraladam (Belki bir işveren görür de temasa geçer, eheh)

(iletisimcevahiri Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(13.10.2019)

AKP'li Keçiören Belediyesi'ne bağlı ''A takımı'' adlı silahlı örgütün, Ankara'da bir doktor ve kız arkadaşını darp ettiği iddia edildi...

"En azından bankamatik memuru olmadan, karşılığında para aldıkları bir işi gerçekten yapıyorlarmış. Bu da bir ilerleme sayılır..."

Suat Buruncalı, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->

(4.10.2019)

Memurlar için hükümetle yüzde 4 + 4 zam konusunda anlaşan sendika başkanı, kendi maaşına yüzde 85 zam yaptı...

"Ülkede birilerinin gerçek enflasyona göre zam alması umut verici. Çalışırsanız siz de yapabilirsiniz mesajı vermiş sayın genel başkan..."

Gizem Septikler, Hemşire


Diğer yorumlar ->