Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
VİDEOHABER

TRT Çocuk'tan Açıklama: ''Kaz dağları ile ilgisi yok. Genel olarak bilmiş bilmiş konuşan çocuklara sinir oluyoruz...''

-> Orman yangınlarıyla etkin mücadele kapsamında Kaz Dağları'ndan sonra diğer ormanlık alanlarda da altın arama izinlerinin verilmesi gündemde...
-> Transferi bitmeyen Radamel Falcao, Galatasaray'ı KAP'a şikayet etti...
-> Yılan hikayesine dönen Falcao transferi film oluyor... Filmin yapımcısı Falcao ile görüştüklerini açıkladı...
-> Abdürrahim Albayrak: ''Sözleşmeye 'falzao' yazmışım, ondan biraz uzadı...''
-> THK yetkilisinin, Orman Bakanı'nın yanıldığını ve ellerindeki uçakların uçuşa hazır olduklarını açıklamasından sonra çalışan uçakların yerine kayyum atandığı bildirildi...
FOTOHABER

Haberi bugün öğrenen Hazine ve Maliye Bakanlığı, marketin veresiye defterine 400 Milyon TL borç yazdırdı...

İBB'den nakit akışı kesilen bankamatik memuru ve AK Troller'e Bahçeli'den moral destek: ''Az sabredin, ben bir şeyler bulucam sizin için...''

SPOR

İstanbul’da Oynanacak Chelsea-Liverpool Maçı Öncesi Taşkınlık Yapan İngilizleri Dövecek Küçük Esnaf Takımı, Hazırlıklarını Tamamlayıp Maç Saatini Beklemeye Başladı..

14 Ağustos’ta İstanbul Vodafone Park’ta oynanacak Chelsea-Liverpool Süper Kupa Finali için İstanbul’a gelmesi beklenen İngiliz holiganları döve döve adam edecek esnaflarımızda moraller yerinde. Tamamı darp suçundan tutuklanıp nöbetçi hakim tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış esnaflardan oluşan takımımızda eksik veya cezalı esnaf bulunmuyor. devamı...
BLOG

Sıkça Sorulan Sorular'da Bugün: Burcunuza Göre Doğru Pokemonu Seçme Rehberi...

DERGİ
ANKET

N'olmuş n'olmuş?

HALKIN SESİ

İstanbul seçiminde 92 oy alan bağımsız aday, seçimin tekrarlanmasını istedi: ''Oylarım başkasına yazılmış...''

"Ben bunu çok net döverim..."
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgilinizin rahat ve umursamaz tavırları illa ki sizi aldattığı anlamına gelmiyor. Ancak bayram tatilini memleketinde ailesiyle geçireceğini söyleyip Kaş'a gitmesi o anlama geliyor olabilir. O işi bi araştırın siz... devam...

Yarım Kamyon Süper Kahraman 22. Marvel Filminde: Avengers Endgame

Instagram Resim Altlarınız İçin: Bir Takım Yeni Nesil Şairler ve Oldukça Acaip Kitapları...

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Orman Bakanlığı ile THK Arasındaki ''Uçaklar uçuyordu uçmuyordu'' Polemiğine Son Vermek Amacıyla Muğla'da 20 Hektar Ormanlık Alan Ateşe Verilecek...

Tarım ve Orman Bakanlığı, İzmir yangını sonrası Türk Hava Kurumu ile yaşadığı 'uçaklar uçuyor/hayır uçmuyor' polemiğine son vermek için harekete geçti... devamı...

Çalışır Durumdaki Tek Uçağı Kurban Derisi Toplamada Kullanılan Türk Hava Kurumu, Yangına 300 Küçükbaş Hayvanla Müdahale Etti...

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin bağışlanan kurban ve kurban derileriyle her yıl yaklaşık 100 Milyon TL gelir sağlayan Türk Hava Kurumu’na ait 6 adet uçağın bozuk olduğunu açıklamasının yankıları sürerken, gelen tepkilerden sonra İzmir’deki orman yangınına müdahale etmek için hangardan çıkarılan THK-2 uçağından yangına boşaltılan yüzlerce süt kuzu yürekleri dağladı.. devamı...

Halil Sezai... Acı çekiyor...

Oyun

League Of Legends'ın En Belalı, En İpsiz Sapsız 10 Şampiyonun Hikayesi

Oyunun genel mekaniklerinden ziyade, en önemli parçalarından biri de hikayesi. Her şampiyonunun bir şampiyonluk hikayesi var: Hangi köylü, kimlerden ya da efsaneler ligine neden katıldığı gibi… Oyunda 128 tane şampiyon var ama biz en efsanevi 10 hikayeyi sizler için özetledik. Bu arkadaşlarla münasebet kurarken daha dikkatli olursunuz artık…
 

1. Irelia


"Kılıç, kanla resim yapan bir ressamın fırçası gibi dalgalanıyor." - Irelia

Runeterra topraklarında doğup da savaşçı olmamak mümkün mü? Hele Ioinia kanı taşıyorsanız. Irelia ve ailesi tam bir savaşçıydı. Elalemin babası kahvede gezerken, Irelia’nınki soylu bir dövüş ustası olarak öğretileri ile tüm devletlere ilham saçıyordu. Kimi kabilelerce de kılıçlara fısıldayan adam olarak tanınıyordu. Çünkü bir şehir efsanesine göre kılıçlar, usta Lito’nun elinde can bulurdu. Buna ilk tanık olan da Noxus olacaktı…

Irelia, babasının öğretileri ile büyümüş ve bir kılıç ustası olmuştur. Abisi Zelos da Irelia kadar iyi bir savaşçıdır. Babalarına tam savaşlarda ne kadar iyi olduklarını gösterecekleri vakit, usta Lito dönemin hekimlerini çaresiz bırakan bir hastalığa yakalanır ve  ebediyete göçer (ışıklar içinde uyusun...).

Bunu fırsat bilen Noxus’un zibidi takımı, Ionia’ya savaş açar. Çavuş Zelos elçi göndererek Demacia’dan yardım istemek yerine, kendisi yola çıkar ve kardeşi Irelia’yı yalnız bırakır. Ne kadar da akıllıca bir hareket…  Ionia ne kadar iyi savaşsa da, Noxus’un lanetli ve büyülü güçleri savaşın seyrini değiştirir. Tam kaybedecekken, Türk filmi misali Irelia’nın kılıcı canlanır ve koca bir orduyu biçer. Irelia, kılıcı ile bütünleşip muhteşem bir savaşçıya dönüşmüştür artık. Savaş kazanılır ve Irelia komutanlık mertebesine yükselir. Yürü be Irelia!
 

2. Swain


"Bir şey isteyecek kadar sağlıklı olduğuna göre, görevden alınmayı isteyemezsin.'' - Swain
 

Bir ruh hastasıyla devam ediyoruz. Acı tanımaz bir subaydır Swain. Aldığı bir hasar ile sağ bacağı ortadan ikiye ayrılmıştır. Swain ne kullanıyorsa artık, gram acı belirtisi göstermeden koğuşa girer. Doktorlar hemen ilk müdahaleyi yapmak için yanına gelir. Sorulan sorulara sakin ve hissiz yanıtlar verir. İlk müdahale hemen orada yapılır. Kırılan bacağı yerine oturttukların da bile dişindeki maydanozu düşünür gibi sakin ve düşüncelidir. Doktorlar son çare olarak, bu bacağın büyü ile iyileşeceğini söylerler. Swain büyüyle müyüyle işim olmaz, bana bir baston verin der ve oradan uzaklaşır…

Komutasında savaşan askerler Swain’e çok bağlıdır. Hatta ondan üst rütbedeki askerler bile rütbelerinin düşürülmesini ve Swain’in yanında kalmak istediklerini bildirmişlerdir. Swain topal olmasına rağmen, merdiven çıkar gibi rütbe çıkmıştır. Acı duymayan, hiçbir şeyden yılmayan ve sık sık terfi eden birisidir kendisi.

 

3. Kalista


“Bize yanlış yaparlarsa, adaleti sağlarız. Bizi incitirlerse, karşılığını veririz. Bize ihanet ederlerse, İntikam Mızrağı onları paramparça eder!” - Kalista

Bir zamanların gururlu generali, dönemin en güçlü krallarından birinin yeğeniydi Kalista. Tam aslan gibi hatun dediklerimizden. Hayatını hep onurlu yaşamış ve herkesi de kendi gibi sanmış. Ah yavrum ya… Çılgınca bir sadakatle bağlı olduğu kralına yapılan suikast girişimini tek başına yalan eden Kalista, suikastçının, zehirli bıçağıyla kraliçeyi yaralamasına engel olamamış. O andan sonra da bütün krallık panzehir derdine düşmüş. Kral, Kalista’yı panzehir bulması için bir yolculuğa göndermiş. Kalista yola çıkarken, yerine Hecarim’i bırakmış. Adalardan birinde panzehiri bulan Kalista geri döndüğünde kraliçe için artık çok geçmiş.  

Acısından deliren kral, Kalista’yı da yanına alarak panzehirin bulunduğu adaya gidip oradaki insanlardan, karısını diriltmelerini istemiş. Ya tövbe tövbee! Doğanın dengesi bozulur diyen ada gardiyanı kralı reddetmiş ve kral, Kalista’ya adamı öldürmesini emretmiş. Onurlu kızımız Kalista bu talebi kabul etmemiş ve “kanka sen de bişey desene ya,” diyerek Hecarim’den kendisine arka çıkmasını istemiş. Zaten Kalista’nın yerinde gözü olan Hecarim, arka çıkmak yerine, Kalista’yı arkasından mızrakla vurmayı seçmiş. Kalista, artık yaşayan ölülerin yuvası haline gelen adada gözlerini açtığında, tüm şerefsizlerden intikam almaya hazırmış. Sonra da Walking Dead falan çıktı işte, bak nerden nereye!

 

4. Varus


''Ok kısa ömürlüdür ama ne yönünden sapar, ne de amacından.''?

Onur ve şerefin oldukça zor bulunduğu dönemlerde, Varus bu konuda master yapmış bir tapınak koruyucusudur. Ionia topraklarında eski çağlardan kalma bir kötülük çukurunu ve bunun güçlerini korumak için yemin etmiş, tapınakta yıllarını harcamıştır. Tapınak yakında ailesinin yaşadığı köyde bir gün bir savaş çıkar ve Noxus güçleri köyü yakıp yıkmak üzeredir. Sadık bir savaşçı olarak koruduğu tapınağı bırakmak istemeyen Varus, tapınağı bir Legolas misali tek başına korumayı başarır. Fakat geride bıraktığı köyde, ailesini ve sevdiklerini ölü bulur.

Time to revanche! Kötülük çukuruna geri döner ve yıllardır koruduğu çukurun güçlerini üzerine alır. Kötülük çukuru bir mum gibi Varus’u eritir. Varus içindeki intikam duyguları ile eriyene kadar kara alevlere bırakır. 160 derecede 1 saat fırında bekletilmiş Varus, artık savaşmak için hazırdır. Tapınaktan ayrılıp, teker teker Noxusluları öldürmeye başlar. İntikam arzusu ile bölüm sonu canavarına kadar ulaşır. Sonrası ise kayıtlarda yok…

 

5. Urgot


?''Onu baştan yapabiliriz. Gereken tekmaturji elimizde var.'' - Profesör Stanwick Pididly

Sıradaki karakterimiz şahsına münhasır biri. Türünün tek örneği ve ölmeyi reddediyor. Ballı mı diyelim, manyak mı diyelim bilemedik. Urgot, Noxus’un en ünlü askerlerinden biri. Her savaşta ön saflarda koşmaya bayılıyor. Düşmanın tüm top, tüfek atışlarını vücudunda topladıktan sonra tamam beyler saldırabilirsiniz diyerek askerlerini çağırıyor. Savaşlarda çok ağır hasarlar almasına rağmen ölmedi fakat, artık ellerini kullanamadığı için protezlerle hayatına devam etmek zorunda kaldı. Onu sahalardan alıp Noxus’un baş celladı yaptılar.

Noxus askerleri, Demacia Veliaht Prensi Jarvan IV’ü pusuya düşürdü. Bu sırada Urgot baş cellat olarak olay yerine geldi ve Jarvan IV’ün kellesini almak için hazırlandı. Açılın beyler, ben kastım! Tam kellesini alacakken, Demacia’nın iri çocuğu Garen araya girdi ve orada olay çıktı. Garen’in öncü birliği kargaşa yaratırken, Garen bunu fırsat bilip Urgot’u gafil avladı ve kılıcıyla ikiye böldü. O an orada hayatını kaybetti ama Urgot’un asıl efsanevi dönüşü bununla başladı. Daha ne kadar dönebilir demeyin?..

Noxus hekimleri ellerinden geleni yapsalar da kurtaramadılar. Vücudu kadavraya döndüğü içinde hiçbir tedaviye yanıt vermedi. En son Profesör Stanwick Pididly, Urgot’un kabuslarından bir makine yarattı. Bu makineyi Urgot’un bedeniyle bütünleştirdi. Yarı makine yarı insan olarak hayata döndürülen Urgot, Garen’i bulmak için Google Maps’i açtı ve yola koyuldu…

 

6. Kindred


"Bir daha söyle, kuzucuk, şimdi bunlardan hangileri bizim?" – Kindred

Valoran’ın insanları için, ölüm denince akla ilk gelen isimdir Kindred. Freljord’un cesur savaşçıları, Kindred’in avını onurlandırmaya yemin ederek çıkarlar savaşlarına. Kuzu postundaki kurttur tamamen yani. Öyle ya da böyle, ya kuzunun okuna hedef olursun ya da kurdun dişlerine yem. Abi korkunç! Sevimli falan değil yani.

“Her canlı ölümü tadacaktır” akımının yılmaz temsilcisi Kindred’in varlığını reddetmek, bütün doğanın dengesini reddetmektir bir yerde. Adamın aklını alırlar yani! Neyse, Kindred’in yüzünde bir de maske vardır. Kindred’den kaçmayı başarmış, çok ballı bir arkadaş tarafından mı yapılmıştır bilinmez, siyah bir kurt ve beyaz bir kuzu olmak üzere iki antik maskeyle bilinir Kindred’in yüzü. Zaten sonra muhtemelen Kindred, o arkadaşı tenhada kıstırıp yarım kalan mevzuyu kapatmış olacak ki, maskeleri de alıp kendi kafasına takmış. Şimdi ise hala av peşinde…
 

7. Mordekaiser


?"Her şey ölümü tatmalı... Ama ben yaşamaya devam ediyorum." - Mordekaiser

Daha Demacia ve Noxus piyasada bile yokken, Valoran’ın doğusunda hüküm süren savaşçı bir kraldı Mordekaiser. Ona karşı çıkan her kim olursa olsun, alırdı ayağının altına. Sonunda isyan eden düşmanları birlik olup kendisini öldürürken bile psikopat psikopat gülüyormuş. Öyle diyolla. Manyak lan!

Düşmanları, adamcağızı öldürmekle kalmamış bir de üstüne günlerce yakmışlar. Gel gör ki Mordekaiser adeta küllerinden doğmuş. Dağılan zırhı, karanlık siluetinin etrafında parça parça birleşmiş ve sonunda ayağa kalkmış. Mordekaiser, büyücüleri yaşamla ölüm arasına hapsederek kendi askerleri haline getirmiş. Bu askerler, her öldüğünde Mordekaiser’i diriltmiş. Düşmanları, Mordekaiser’in kafa tasını Gölge Adalar’a saklamışlar; ama işgüzar büyücü askerler, komutanlarının kemiklerini bir araya toplamayı başarmış. Bakın da az sadakat öğrenin!

İntikam ateşiyle yanan bu ölümsüz hükümdar, yokluğunda kurulan tüm krallıkları yerle bir etmeye gelmiş. Zaten Mordekaiser’le karşılaşan her oyuncunun ilk lafıdır: “Abi adam ölmüyor!”. E ölmüyor, evet.

 

8. Hecarim


"Saflarını dağıt ve hiç acımadan onları nallarının altında ez. Canlıları parçala ve dehşetleriyle mest ol." – Hecarim

İşte tüyler ürperten bir at adam: Hecarim! Kendisine ait hortlaklardan oluşan bir ordusu var. Gölge adalarda kralını korumaya ant içmiş bir yaver. Normal insanlara göre 2 kat daha büyük bir devdir kendisi. Aldığı sınırsız eğitim ile birlikte tam bir savaş makinesine dönüşmüştür. Normalde kralı ve onuru için yaşaması gerekiyorken, masum ya da suçlu herkesi öldürerek onuruna leke sürmüştür. Ve bunların hepsini sadece ihtişam için yapmaktadır. Her geçen gün öldürme hissi artıyor ve karanlık tarafa doğru ilerleyişini sürdürüyordu. Welcome to the dark side!

Demir Kardeşlik’in tecrübeli teğmeni; seni hipodroma götürür, sıradan yarış atı olmanı sağlarız gibi tehditlerle Hecarim’i caydırmaya çalışsa da, Hecarim artık karanlık taraftadır ve katliamlarını düşünmeye devam eder. Yollar Hecarim’in en iyi arkadaşı olur ve uçsuz bucaksız diyarlarda katliamlarına devam eder. Bu yolların biri Kalista ile kesişir ve Hecarim’in hayatı burada değişir…

Kalista, bir kral muhafızıdır ve çıktığı bir seferde Hecarim ile tanışır. Kral’ın karısını kurtarma operasyonlarına kendisini adamış Kalista ne yaptıysa olmamış ve Kral’ın karısını kurtaramamıştır. Kral büyülerle karısını tekrar hayata döndürmüştür fakat, karısı tanınmaz halde çok kötü bir durumdadır. Bunun üzerine Kral, ikisini sonsuza kadar bağlayacak bir büyü yapmak ister. Bu büyü adadaki sihirli emanetleri harekete geçirir ve etrafa karanlık bir sis perdesi çökmesine neden olur. Bu sis perdesinin değdiği herkes ölürken oradan tek kurtulan Hecarim’di. Ama artık altındaki atla bütünleşmiştir…

9. Lissandra


“Gözlerini kapa, kendini soğuğa bırak.” – Lissandra

Bu sefer de soğukla kafayı bozmuş bir cadıdayız. Çok uzun yıllar önce Lissandra, sen ben gibi etten kemikten biriydi. Donmuş Gözcüler olarak bilinen bir kabile, Lissandra’nın aklını çeldi ve sana çok güç vereceğiz, çok güçlü çar olacaksın dedi. Lissandra kendi kabilesine ihanet etti ve büyük bir kartopu savaşı çıktı. Lissandra’nın ihanet ettiği kabile gözcüleri püskürttü ama hikaye yeni başıyordu…

Lissandra, büyüleri ile buzu karanlık işlerinde kullanmaya ve rakiplerini tek tek öldürmeye başladı. O kadar güçlü bir hale geldi ki; artık rakiplerini sadece öldürmüyor parçalara ayırabilecek kadar etkili büyüler yapabiliyordu. Başkalarının kılığına ya da bedenine girerek rakiplerini bir bir alt etti de biliniyordu. Sonunda bir ordu yaratmak istedi ve buz muhafızlarını hedef aldı. Liderlerini öldürerek onun silüetinde koltuğa oturdu. Freljord’un tarihini değiştiren savaşlara ve kararlara imza attı. O kadar çok tarih değiştiriyordu ki; tarihçiler ayaklanmaya kalktı fakat, buz kraliçeye karşı gelmeye korktular.

Buzlar Kraliçesi Lissandra, ölümüne yakın bir dönemde yerine geçecek kişiyi katletti ve onun yerine geçti. Buz muhafızlarını da beraberinde getirmeye devam etti. Tüm dünyayı buzla kaplamak ve lanetlemek isteyen Lissandra, hala Gözcülerin dönmesini bekliyor…
 

10. Thresh


Bir zihnin parçalarını tek tek ayırmak kadar keyifli bir şey yok doğrusu. - Thresh

Gölge adalardan gelen bir psikopat daha… Kendisi bir hortlak ve en keyif aldığı şey fanilerin ruhlarına acı çektirmek. Hatta bununla kalmayıp çevresindeki pek çok şeye acı çektirmekten keyif alan bir sadist. Hala hayatta olan insanların ruhlarını alır ve elindeki fenere hapseder. Bu fenerin içinde akıl almaz işkenceler uygular ve ruhların sahipleri gerçek dünyada “ne olur beni öldürün” derecesine acılar çeker. Vay arkadaş!

Thresh’in asıl görevi; adada bir mahzeni korumaktadır. Mahzenin etrafında rün nişanları, sihirli kilitler ve çok guvvatlı totemler vardır. Bildiğiniz totemlerden değil tabii. Bu karanlık büyülerle çevrili bölgede Thresh’de zamanla içindeki kötülüğü aramaya başladı. Ben sana güveniyorum da çevren kötü dedikleri bu olsa gerek. Etrafındaki emanetler ve büyüler Thresh’i gün geçtikçe karanlık tarafa çeker ve artık Tresh zalimliğinin sınırlarını zorlamaya hazırdır.

İçindeki nefret o kadardı ki; mahzende bulduğu canlı bir kitabın sayfalarını tek tek koparıp acı çektiriyor, sonra tekrar sayfalarını birleştirip tekrar koparıyordu. Nasıl bir işsizse kimse de demiyor “biz sana muhafız ol diye para ödüyoruz sen neyin kafasındasın” diye. Yıllar geçti ve Thresh hala mahzene gelen mahkumların ruhlarına ve bedenlerine işkence etmeye devam ediyor… Kolay gelsin ne diyelim.


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Oyun İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.6.2019)

İstanbul seçiminde 92 oy alan bağımsız aday, seçimin tekrarlanmasını istedi: ''Oylarım başkasına yazılmış...''

"Ben bunu çok net döverim..."

Sadi Güven, Kamu Görevlisi


Diğer yorumlar ->

(12.5.2019)

Kastamonu'da AKP döneminden 100 Bin TL'lik pastırma borcu devralan MHP yönetimi isyan etti: ''Nerede yediniz o pastırmaları?''

"İnşallah hepsini belediye binasında yememişlerdir. Yoksa 1 senede çıkmaz onun kokusu..."

Yelda Şuralı, Psikolog


Diğer yorumlar ->