Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Nostradamus'tan Bill Gates'e... Koronavirüs'le İlgili Kehanetler ve Komplo Teorileri

-> Oytun Erbaş, 2020-2021 sezonu şampiyonluk adayının Fenerbahçe olduğunu açıkladı...
-> Korona nedeniyle medyada sıkça yer alan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın bakanlık kriterleri olan kel, bıyıklı ve Karadenizli olmak koşullarından sadece bir tanesini taşıması liyakat tartışmalarını yeniden alevlendirdi...
-> Pendik'teki evinden Beşiktaş'taki işine giderken Marmaray'ı tek kullanan kişi olan Mehmet Ö.(52), sosyal izolasyonu sokakta yakalamanın mutluluğunu yaşıyor...
-> Sağlık Bakanı Koca'nın virüse karşı elimizdeki en güçlü kozun ''yakalanmamak'' olduğunu açıklamasından sonra Erdoğan da, salgın yüzünden işini kaybedenlerin elindeki en güçlü kozun "Acıkmamak" olduğunu söyledi...
-> KIZILAY, gönüllü karantinaya günler önce girmiş olmanın gururunu yaşıyor...
FOTOHABER

Korona salgını ve #evdekal çağrıları devam ederken 3 firmada yüzler gülüyor...

İddaaseverlerde Nikaragua Ligi heyecanı...

DERGİ
SİNEMA

Shaun of The Dead'den, This is The End'e... ''Dünyanın Sonu Komik de Olabilir Aslında'' Temalı Filmler

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Düzenli bir cinsel hayatınız yok diye üzülmeyin. İş başvurularınıza geri dönülmüyor diye dertlenmeyin. Lütfen büyük resmi görmeye çalışın. Şunun şurasında ne kadar ömrünüz kaldı ki zaten? Yapmayın böyle... devam...

Bu yıl da 8 Mart'ı meydanlarda özgürce kadınları coplayıp, plastik mermiyle vurarak kutlayan AK Parti: ''Sırf şu keyif için bile iktidardan vazgeçmez insan..."

Haftanın Kitapları (Ayın da olabilir, net bir tarih vermek zor): Bir Ömür Nasıl Yaşanır, Kişi ve Kutsal, Saraybosna Marlborosu...

TCDD'den %300'lük Zam Açıklaması: ''Zam değil, indirim oranlarında değişiklik...''

"Özellikle son 2 yıldır her şeyin fiyatının 2 katına çıkması biraz üzücü ama neyse ki şu ana dek hiçbir şeye zam gelmedi. O beni çok rahatlatıyor..."

Şimdi de Fenerbahçe'nin Başkanına Saran AK Parti Yönetiminden Samimi Açıklama: ''Ülkenin başka bir derdi olmadığı için, can sıkıntısından...''

Dün akşam oynanan Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşmasıyla birlikte sarı-kırmızılıların Kadıköy'deki 21 yıllık galibiyet hasreti de sona ererken, maçın ardından AK Partili önde gelen isimler, basın ve troller'in koro halinde FB başkanı Ali Koç'u istifaya çağırmaları da geceye damga vuran bir başka gelişme oldu. devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Mehmet Cahit Turhan'ın Yerine Ulaştırma Bakanlığı Görevine Getirilen Mehmet Cahit Turhan'ın Gençliği İddialı Konuştu: ''Aynı hataları tekrarlamayacağım...''

Dün gece yarısı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a imzalatılan kararnameyle görevden alınan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan'ın yerine ismi tren kazaları ile sık sık gündeme gelen tartışmalı bir isim, Mehmet Cahit Turhan’ın gençliği göreve getirildi.. devamı...

Küresel Ekonomiyi Durma Noktasına Getirip Şu Ana Dek 28 Bin Kişiyi Öldüren Koronavirüs Salgını, Ezgi Yalsın(29)'a 2.5 Kilo Daha Ekledi...

Dünya çapında krize neden olan ve şu ana dek resmi rakamlara göre 600.000'in üzerinde kişiye bulaşıp bunlardan 28.000'inin ölümüne neden olan koronavirüs salgını, kapalı kapılar ardında bambaşka trajedilere de neden olmaya devam ediyor...devamı...

Türkiye, Gece Kılınacak İlk Cenaze Namazının Heyecanını Yaşıyor

Sinema

Vizyonda Bu Hafta: Dünyayı yemek isteyen Pacman, 'Ben bu oyunu bozarım' diyen Hitman...

Vizyonumuzun bu haftaki teması "oyun"... Evet tematik çalışıyor artık sinemalarımız. Sinema salonlarının büyük bölümünü bir oyun uyarlaması olan Hitman kapmış durumda. Hitman'in atası atari oyunlarına selam çakan Pixels filmi de yine 200'e yakın salonda nostalji yaşamamızı bekliyor. Son olarak bir de Al Pacino'muz var. Bırakın, oynayabildiği kadar oynasın o da...

Neyse oyunu-nostaljiyi bırakalım da vizyona geçelim hadin:
 

Pixels - Atari kahramanları vasat romantik komediye karşı!

Tetris ile playstation arasında bir ara formdu atari... Yeri geldi onu komşu çocuklarından kıskandık (adaptör ısındı), yeri geldi "Kapat şunu, haberleri açacağım" diyen babayı bile başına oturtup beraber Tank oynadık... Atari salonlarında "Şu round'u geçince vereceğim" diyen, işi gücü yancılık olan çocuk düşmanı abiler vardı. Kafalarına evimizdeki atari tabancasıyla sıkmayı planlardık. Bu arada o ördek vurma tabancasının televizyonu nasıl gördüğünü hiç anlamadık di mi?

Gibi... İşte bu filmde bunların hiçbiri yok! Ama konu atari oyunlarından açılmışken bahsetmeden olmazdı. Fragmanı izleyerek başlayalım:

Konu: "Zamanında kendilerine mesaj olarak gönderilen atari videolarını yanlış anlayarak dünyaya atari karakterleriyle saldıran uzaylılar"... Vasat Komedi ve Romantizm Dairesi Müdürü Adam Sandler başrolde ve aynı zamanda da yapımcı. Kendisi belli ki filmin bu orijinal fikrini eksik bulmuş, devreye vasat romantik-komedi formüllerini sokmuş. O da böyle alışmış işte, n'apalım... Atari karakterlerinden çok Adam Sandler'ın güzel kadın albaya yürümesini izliyoruz...

Neyse ya, her şeye rağmen dünyaya saldıran ve atari oyuncularına karşı savaşan Pac-Man izlemek güzel...


Pac-Man'i Gördüm                    -----KO-----         Güneşi Gördüm


Kadroda kim var başka?

"Asosyal ve bakir adam" karakteri var. Aynen bildiğin gibi, gözlüklü, kıvırcık saçlı... Sandler'ın birçok filmde ekürisi olan komedyen Kevin James de var; bütün aptallığına rağmen dünyayı kurtarabilen ABD Başkanı'nı canlandırıyor. Bir de Game of Thrones'taki kısa boylu Tyrion Lannister'ımız var. Dizideki zehir zekasını "bu filmde gerek yok" diye vakumlayıp libidosunu artırmışlar, karı kızdan başka şey düşünemez olmuş. 


Adam Sandler'ı alıp götürse ya uzaylılar! Biraz da onlarda kalsa...


Sonra işte kahramanlarımız; dallama ABD başkanı, asosyal kıvırcık, libidolu kısa, Adam müdür ve albay kadın birleşip her şeyi pikselleştirme gücüne sahip canavarlara karşı savaşıyorlar. Amaçları dünyayı kurtarmak, savaşırken partner bulmak ve onlarla çocuk yaparak ileride bu olayı anlatmak ("Sonra Beyaz Saray'a çıktım. Dedim general sen bi' konuşma ya....)

Klişelere gelelim:


Hollywood felaket-uzaylı filmlerinde dünyanın tehlikede olduğu bu köprüden anlaşılır


Sanırım ABD'liler, uzaylılara atari görüntüleriyle beraber Hollywood klişelerini de yollamışlar ki uzaylıllar da da ona göre davranıyor... Mesela dünyanın doğusuna gözdağı vermek için Tac Mahal'i yıkıyorlar. Dünyanın doğusu deyince akla Tac Mahal gelir çünkü, ne alıp veremedikleri varsa! Bir de sırf asosyal kahramanımız olay sonunda öpüşsün de klişe yerini bulsun diye Ashley Benson'ı gönderiyorlar dünyaya. Dünyalı erkeğin dilinden de ne güzel anlıyor puştlar...


"Sen olsan dünyayı satmaz mısın şunun için" mesajı...
 

Puan: Adam Sandler'ı alırsanız 50

 

Hayallerimdeki Kadın (Manglehorn) - '75 yaşına gelmiş, hala karı peşinde adam...'

Al Pacino 70'inden sona iyi alıştı eski efsane rolleri oynamaya. Sırf son bir senede eski tiyatro yıldızı ve eski rock fenomeni olarak izledik onu. Şimdi de efsaneleşmiş bir okul takımı koçu olarak karşımıza çıkıyor. Yaşı buna izin veriyor, o da n'apsın... Bi' 10 sene sonra da Alzheimer rollerinde görürürüz, giderayak bir Oscar daha çakıverir...

Lakin rolünün altından ustaca kalkıyor yine, eksik bırakmadan her şeye yetişiyor filmde: Torununu parka da götürüyor, oğluyla da hesaplaşıyor, unutamadığı sevgilisine mektup yazmayı ihmal etmezken kediciğine de bakıyor. 


-İç turizmle okulların ertelenmesinin ne alakası var dede?
 

Olay ise şu: Filmde Manglehorn soyismine sahip Al Pacino, on yıllardan beri bir kadına aşık... Adı Clara... Manglehorn, Clara'nın üzerine evlenmiş, çocuk yapmış, hatta bu çocuk para babası olmuş ama o hâla aynı kadına aşık. Clara aşağı Clara yukarı konuşup duruyor... Kedisi, torunu ve Clara'dan başkasını görmez oluyor gözleri... Ne çok Clara dedim ama di mi? Senaryoda da bu kadar çok Clara geçiyor işte, insan bir süre sonra bunalıyor.

Öyle... Erol Evgin'in Dilara şarkısını dinlerken yerine Dilara yerine Clara koy filmin duygusuna erişiyorsun. Heh, kötü film mi değil. Yönetmenliği pek güzel...

Puan: Clara'sız 65

Fragman:

Erol Evgin:

 

Hitman: Ajan 47 (Hitman: Agent 47) - 'Taş kesil ulan'

Kırmızı kravatlı, siyah takımlı, kel bir adam geldi mi size? Ne kadar onun bileti??

Defalarca yeni versiyonu çıkan söz konusu oyunun ikinci uyarlaması. İlk uyarlama 2007'de çekilmişti, hatta İstanbul'da geçmişti. O film, oyuna çok benzemediği için eleştirilmiş (film o çocuğum, oyuna benzer mi?), bu oyuna daha çok yaklaştırılmış... 

Hitman'in namını duymuşsundur, suçlu DNA'larından özel olarak yapılan klonlardandır kendisi. Bu seri üretim ajanlar kötü amaçlar için kullanılınca isyan etmişti hani... Filmde de, kendisi gibi klonlar üreten şirkete karşı tek başına savaş açıyor bu yiğit oğlan...


-Benim adım 47 Hitman... Ben bu oyunu bozarım...


Aksiyon var mı?
Var... Şu kanunu unutma: Bir aksiyonun tam anlamıyla aksiyon olabilmesi maddenin 3 halinde de hareket görmemiz gerekir... Film de öyle; havada, karada, suda adam dövmenin zevkine varıyoruz! Yalnız film, fazla fazla CGI'yı basınca, ağır çekim dövüş sahneleri-aşırı hızlı aksiyon sahneleri derken bir yerden sonra oyuna dönüşüyor... Dengeleyememişler onu!


Şifre yazınca Tatar Ramazan tokadı da çıkıyor...
 

Puan: Hitman'a 40, Tatar Ramazan'a 80...


Venedik görmüş bir festival filmi var sırada:

İnsanlıktan Uzakta (Far From Men) - Köy yerinde Camus uyarlaması

Kendisi de Cezayir kökenli bir Fransız olan, yazdığı 100 küsür sayfalık Yabancı, Düşüş gibi romanlarıyla rahat bir şekilde ortam-varoluşçusu olmamızı sağlayan bir abi... Evet, büyük romancı, düşünür ve kaleci Albert Camus'nun Konuk isimli hikayesinden uyarlama...

Hikaye ne?

Daru isminde biri var tamam mı... 2. Dünya Savaşı'nda Fransa ordusu için savaştıktan sonra Cezayir'in bir köyüne öğretmen olarak atanıyor. Kendi haline, kimseye zararı olmaz bir hayat sürerken bir gün jandarmalar ona bir suçlu (kuzeniyle buğday kavgası yapıp öldürmüş) teslim ediyorlar ve "Bunu orduya teslim edeceksin" diyorlar. Kulağa çok saçma gelse de el mecbur, jandarma deyince piti piti gidiyorsun tabi...

Sonra bir yol hikayesi başlıyor ve yolda birçok eli silahlıyla karşılaşıyorlar.. Kimler yok ki aralarında: İyi huylu eşkiyalar mı dersin, Cezayir bağımsızlık savaşçıları mı, sömürgeci Fransız ordusu mu dersin, kan davası takipçileri mi... Her kayanın ardından bir düşmanın çıktığı bir western türüne dönüşüyor o kısımda...

Puan: Camus + western + sosyal mesaj = 80 


 

Öncesinden salonlarda iki filmlik yer ayırtmış olan yabancı korkulara bakalım: 

13 Günah (13 Sins) - Reklamlardan sonra 6. günahtan devam edeceğiz...

Bir adam var. Sırf biraz namuslu diye işinden kovuluyor. Sevgilisi hamile, baba faşist, kardeşi zihinsel engelli... Her şeyiyle bir "luuzır" olan bu elemana bir telefon geliyor. Ona, 13 aşamada, 36 saatte, 6 milyon dolar kazannmayı vaadediyor telefon (Hamdi Bey vardı bi' ara)...

Nasıl? Aynen aynen, Acun duyarsa TV 8'e yarışma yapar bundan... Neyse, oyun sinek öldürmekle başlıyor ama sonra sonra çok korkunç istekler geliyor... Kan, revan, kopan organ derken Fear Factor'e dönüyor hikaye... Filmin orijinali ise 2006 yapımı bir Tayland filmi. Acun Bey tee Tayland'lara kadar gidecek yani formatı almak için...

Puan: Günah başına 3


Lanet 2 (Sinister 2) - 'Nalet' diye yerli komedi-korku versiyonu çıkarsa diye korkuyorum...

Yâni, insanları yerlerinden sıçratarak iki gün uyutmamayı amaçlayan bir tür bu, ne orijinallik aranabilir bilmem ama (ne küçümsedik be)... Şu lanetli ev olayını en azından birkaç sene kaldırsalar ya? Hayır bu filmin ilki çıkalı daha 3 sene olmadı, daha onun laneti çıkmamıştır diye diyorum... 

Neyse tamam, bu sefer de kilise bozması, içinde İskandinav mitolojisinden kalma bir canavar barındıran lanetli ev versiyonu var. Bu canavar, çocukları katil yapmak; yapamazsa da yemekle yükümlü. Kocasından şiddet gördüğü için evi terk eden bir abla da ikizleriyle buraya yerleşiyor ve başlıyor nalet... Ulan kadın çekmiş çekeceği kadar, ayıp, daha ne korkusu yaşatıyorsunuz bu ablama siz!

Puan: Canavara 30, lanetine 20


Minik Kuş (Yellowbird) - Kuşun adı yok

Sarı kuş, minik kuş diye çağırırlar bunu... Yazık, ismi bile yok garibanın! Bir uğur böceği var arkadaşı, başka da kimse takmaz! Ama işte hayatın karşımıza neler çıkaracağı hiç belli olmaz... 

Diyip bunu da bitireyim. "3 yaş ve üzeri" diye geçiyor hedef kitlesi, yazsak okuyacaklar mı sanki?..

Puan: 3 yaş ve üzerilerin sayabildiği kadar


SONUÇ - Haydi çocukları sinemaya kışkışlamaya...

Hazır okul açılışları da  28 Eylül'e uzamışken sinema, veletten kurtulma yöntemi olabilir.. Sizin çocuk da çoğu gibi bilgisayar başından kalkmayan bir gerizekalıysa "Bak oğlum o da oyun" diye Pixels ya da Hitman'e postalayıp birkaç saat rahat edebilirsiniz... 40 yaş üstü Al Pacino hayranları için ise Hayallerimdeki Kadın var, "Ben daha ölmedim" diye bağırıyor adam... Haftanın duyar kasma filmi ise İnsanlıktan Uzakta. Gidelim sinemada da savaş, sömürge, çete izleyelim derseniz...

-Game Over (Klişe oldu biraz ama idare et-

 



@duraladam

(murat dural bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(24.1.2020)

TCDD'den %300'lük Zam Açıklaması: ''Zam değil, indirim oranlarında değişiklik...''

"Özellikle son 2 yıldır her şeyin fiyatının 2 katına çıkması biraz üzücü ama neyse ki şu ana dek hiçbir şeye zam gelmedi. O beni çok rahatlatıyor..."

Feriye Halansoy, Öğretmen


Diğer yorumlar ->

(17.12.2019)

50 kişinin katıldığı Genç Müslüman Kadınlar İçin Liderlik Programı'na 1 milyon 163 bin TL harcandı...

"Kişi başına 22 bin TL falan ediyor. O paraya 50 tane lider yetiştirildiyse gayet hesaplı çıkmış aslında..."

Yusuf Aldöğenler, Muhasebeci


Diğer yorumlar ->