Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Paranoya Devri: Korona’dan Sonra Muhtemelen Üç Buçuk Atarak Yapacağımız Şeyler...

-> Her günü şaka gibi geçiren T.C. vatandaşları, 1 Nisan'ı atlayarak direkt 2 Nisan'a giriş yaptı...
-> Ve Corona TDK Sözlüğüne de girdi: ''Öksürgeçli götürgeç...''
-> Karantina döneminde tartıda psikolojik sınırı aşan Selinay E. Corona'ya sıcak bakmaya başladı...
-> Ulaştırma eski bakanı Cahit Turhan: ''Tam zamanında görevden almışlar. Param cebimde kaldı...''
-> İçişleri Bakanlığı, 81 ilin valiliklerine gönderdiği genelge ile ülke çapındaki tüm dilencilik faaliyetlerinin geçici bir süre için durdurulduğunu bildirdi.....
FOTOHABER

Bizim bize yetmeme ihtimalimize karşı önlemler alındı...

Acun Ilıcalı: ''Hadi ya?!''

DERGİ
SİNEMA

Shaun of The Dead'den, This is The End'e... ''Dünyanın Sonu Komik de Olabilir Aslında'' Temalı Filmler

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Düzenli bir cinsel hayatınız yok diye üzülmeyin. İş başvurularınıza geri dönülmüyor diye dertlenmeyin. Lütfen büyük resmi görmeye çalışın. Şunun şurasında ne kadar ömrünüz kaldı ki zaten? Yapmayın böyle... devam...

Bu yıl da 8 Mart'ı meydanlarda özgürce kadınları coplayıp, plastik mermiyle vurarak kutlayan AK Parti: ''Sırf şu keyif için bile iktidardan vazgeçmez insan..."

Haftanın Kitapları (Ayın da olabilir, net bir tarih vermek zor): Bir Ömür Nasıl Yaşanır, Kişi ve Kutsal, Saraybosna Marlborosu...

TCDD'den %300'lük Zam Açıklaması: ''Zam değil, indirim oranlarında değişiklik...''

"Özellikle son 2 yıldır her şeyin fiyatının 2 katına çıkması biraz üzücü ama neyse ki şu ana dek hiçbir şeye zam gelmedi. O beni çok rahatlatıyor..."

Şimdi de Fenerbahçe'nin Başkanına Saran AK Parti Yönetiminden Samimi Açıklama: ''Ülkenin başka bir derdi olmadığı için, can sıkıntısından...''

Dün akşam oynanan Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşmasıyla birlikte sarı-kırmızılıların Kadıköy'deki 21 yıllık galibiyet hasreti de sona ererken, maçın ardından AK Partili önde gelen isimler, basın ve troller'in koro halinde FB başkanı Ali Koç'u istifaya çağırmaları da geceye damga vuran bir başka gelişme oldu. devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

CHP'li Belediyelerin Bağış Hesaplarına Bloke Koyduran AK Parti: ''Ekonomiyi kim batırdıysa yardımı da o toplar. Size ne oluyor?''

Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri'nin koronavirüs önlemleri nedeniyle maddi sıkıntı çeken vatandaşlara yardım için açtığı bağış hesaplarına bugün İçişleri Bakanlığı genelgesiyle bloke konurken, konuyla ilgili olarak AK Parti'den de bir açıklama geldi... devamı...

Kaynatılıp İçilince Koronavirüs'e İyi Gelmeyen Bitki Keşfedildi...

Imperial Colllege of London Üniversitesi'nde bir süredir "Euphorbiaceae" ailesine ait "Manihot esculenta" adlı bitki üzerine yapılan araştırmalarda sona gelinirken, ülkemizde "Atdili" olarak da bilinen bitkinin koronavirüs dahil hiçbir şeye faydasının olmadığı neredeyse kesinlik kazanmak üzere.devamı...

İçişleri Bakanlığı, Kamusal Alanlardaki Başıboş Çocuk Terörüyle Etkin Mücadele İçin Düğmeye Bastı

Sinema

Vizyonda Bu Hafta: Medyaya güven olur mu? Pucca Murat Boz'u götürür mü? Penguen Madagaskar'da terlemez mi?

ZaySinVizBu olarak (Açılımı "Zaytung Sinema Vizyonda Bu Hafta", aile arasında sade bir törenle markalaştık) kınıyoruz böyle vizyon dünyasını be... Valla, insan bir yerden sonra kaldıramıyor artık. Yılın en iyi filmlerinden biri, Gece Vurgunu (Nightcrawler), tee Amerikalardan vizyonlarımıza gelmiş, tüm Türkiye'de sadece 23 salonu layık görmüşüz kendisine. 10 şehirden birinde ya var ya yok. Filmi izlemek için kafayı kırıp yollara düşmek, otostop falan çekmek gerek. Bu arada şanslıysan, 28 Kasım'da İstanbul'da yola çıkan ve Eskişehir ile Sinop'a da uğrayarak süper filmler gösterecek olan Gezici Festival'in seyyar aracına denk gelebilir, yolda sinema muhabbetine de doyabilirsin...

 

Şimdi ZaySinVizBu başlıyor... (Tam olmadı bu isim sanki ya :/ )

Gece Vurgunu (Nightcrawler) - Alem göt olmuş, anlat anlat bitmiyor...

"İsteyince her şeyi yapabilirsin bence", "Sen çalış biz paraya ve şöhrete boğucaz seni", "Yaparsın koçum, yürü be anam"... tarzındaki Hollywood kişisel gelişim filmlerinden bir hayli farklı bu yapım. Filmin başkarakteri Louis Bloom, Açıköğretim İşletme mezunu bir demir hırsızıdır. Fellik fellik kendisine iş ararken "Halk bunu istiyor biz n'apalım" felsefesiyle yayın yapan televizyonlara yüzü gözü kan içinde kalmış vatandaş görüntüleri satma işinde çok para olduğunu keşfeder. Derken başarı ve namussuzluk basamaklarını bir bir tırmanır bu Bloom namussuzu. Başarısını sabah haberlerinde milletin içinin kalkmasına ve kendi durumuna şükretmesine borçludur. Donuk ve cool bakışlarıyla sosyopat olduğu kadar da karizmatik biridir, yapayalnız yaşarken çiçeklerini sulamayı da ihmal etmemektedir. 

Kanalın haber yönetmeninin dediği gibi medya sektöründe suçlunun teni kavruk veya siyahi, kurbanın ise sütten çıkmış ak kaşık gibi bembeyaz olduğu cinayet-hırsızlık haberleri çok tutmaktadır. İsmi "Havuz medyası" olsun ya da olmasın bütün medya alemi böylesine göttür işte. Düşün sırf ABD'deki medya ortamını, 80 senedir anlata anlata bitiremediler. 1941'de Citizen Kane ile başladılar, bu sene Gone Girl ile iyi bir laf soktular, "Bitmiştir artık bu sondur" derken TAAK! 2 ay sonra da bu çıktı...

                                 Zehirli ayakkabı yine can aldı...

 

Bu bendine sığmaz taşan Amerikan suç geriliminin anti-kahramanına hayat veren Jack Gyllenhaal, nefis performansıyla Oscar'a şöyle bir göz kırpıyor (olmadı çalarız heykelciği abi)... Travis, Leon, Joker, Tylen Durden ile beraber tarihin en iyi anti-kahraman karakterleri listesine adını yazdıran Gyllenhaal'ın bu film için 13 kilo verdiğiyle ilgilenerek dikkatleri başka yöne çekmeye çalışıyor çakal ABD basını ise...

Sonuç: Sert kontrastlar, koyu bir fon, kapitalizmin ahlakı geri plana iten yoz ilişkileri, Los Angeles'ın gökdelensiz caddeleri, yalanlar ve gece ışıkları... Al sana Amerikan Rüyası!

Puan: 95 (Hocam 5 puanı nereden kırdınız?)

 

 

Hadi İnşallah - Pucca film oldu, koşun gızlar!

"Geberin ne diyeyim yaaani", "Beni sevmiceksin de kimi seviceksin koppekkkk!!!!", "O lahmacun kokusu senden mi geliyo?" gibi eserlerle Twitter fenomeni olmayı başaran, "O elemanı nasıl kaçırdım yaa" üslubuyla ilişkilerini yazarak meşhur bir yazar olan Pucca kod adlı arkadaşın en sonunda bir filmi de oldu. Pucca'nın yayımlanan günlüklerinden birinden uyarlanan filmin başrolü ise Büşra Pekin ve çok da iyi oynuyor maşallah. Vücudunun herhangi bir yerinden erkek gibi ses çıkarmadan komedi yapılabileceğini gösteriyor bize Pekin...  Deliha, duyuyorsun dimi kızım?! 

Pucca, günlüğünde erkeklerle olan muhteşem deneyimleri dışında başka bir şeyi anlatmayı gereksiz bulduğu için filmde de bazı eksiklikler gözüne gözüne batıyor insanın. Bu kadının üniversitede ne bölüm okuduğunu, mezun olup döndüğünde ailesinin neden şaşırdığını, evde annesinin niye olmadığını, işyerinde aval aval niye gezdiğini tam anlamıyoruz... Anlamamıza da gerek yok tabii, bu bir aşk komedisi altı üstü ve bizi ilgilendirmesi gereken en temel şey Pekin'in istenmeyen kiloları...

 

              - En son ne zaman iyi bir filmde oynamıştım ben ya?

 

Çalışmaya başladığı İzmir yerel Tv'sinde kendisini Murat Boz'a (Pekmez) beğendirmeye çalışan Büşra Pekin (Pucca), makyaj yapınca güzel, yapmayınca çirkin olmaktadır. Bu kadar kolay değişince haliyle bir Çirkin Betty hikayesi olamamaktadır. Boz ise hemen hemen hiçbir oyunculuk yeteneği gerektirmeyen Pekmez isimli karakteri (Pekmez, Pekin, Pek, Peki!) alabildiğine kötü canlandırmaktadır. Bu performansla Acun'un onu Ütopya yarışmasına sürmesi içten bile değildir. Velhasıl, Pekmez, Pucca'nın makyajlı bir anını yakalayıp sevgili olur, film yapımcıları da Boz'un oyunculuğuna daha fazla katlanamayarak filmi bitiriverir...

Olumlu notlar: Manga'nın sürprizi, Issız Adam'daki karşılaşma sahnesine gönderme, Cezmi Baskın ve Büşra Pekin'in diyalogları, orantılı belaltı espri ve İzmir manzaraları...

Puan: 60 (kilosun en fazla kızım abartma kendini, senin kemiklerin iri, iliklerin hacimli)

 

 

Madagaskar Penguenleri (Penguins of Madagascar) - Siz mi kurtaracaksınız bu memleketi?

Bu işi iyi kıvırıyor Dreamworks Animation. Tutan bir animasyonun yan karakterlerinden ayrı film (örn. Çizmeli Kedi) yapıyor. Sonuçta çocuk izliyor bunu, ne anlar yan karakterden, yardımcı oyuncudan falan. Hayvan yere düşünce gülüyor işte... 3 filmlik Madagascar serisinin sevimli yan karakter penguenleri de önce 149 bölümlük dizi olarak yayınlandılar, yetmedi bilgisayar oyunu olup çocuklarımızı ekranlara kilitlediler ve en sonunda da "Neden Türkçe dublajlı bir uzun metraj olmayalım" diyerek sinemalarımıza kadar geldiler. İşleri bitince hayvanların kuyruk yağından margarin yapıp onu da satarlar gibi geliyor...

Neyse, konuya gelelim: Skipper, Kowalski, Wiko ve Private kod adlarıyla freelance ajanlık yapan penguenler, kötü ahtapot Dr. Octavio'ya karşı savaşmak için Kuzey Rüzgarları isminde bir örgütle işbirliği yaparlar (Çocuğa "örgüt" demeyin yine de siz, "abiler" falan deyin... Yok vazgeçtik, "abiler" de demeyin. O da başka bi yere gidiyor... "Ekip" nasıl?)... Lider, kaşif, girişken, masum gibi farklı özelliklere sahip bu sempatik ajanlar, Venedik, Şangay, New York, Dublin gibi farklı şehirlere giderek hedef kitle çocukların farklı kültürlerle tanışmasını sağlar, hatta arada Hemşin Horonu, Mihalıççık Kaval Havası bile oynayarak bizden biri olduklarını kanıtlarlar...

Eğlenceli film işte, çocuğunu da al git. Büyükler için birkaç belaltı espri de koymuşlar, sıkılıp dudağını büzme, yanağını şişirme diye... 

Puan: Çocuklara 100, sana 50

 

Hadi Deliha'nın gişesi 1 milyonu bulmadan kaçtık biz...

-BİTTİ-

(murat dural bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(24.1.2020)

TCDD'den %300'lük Zam Açıklaması: ''Zam değil, indirim oranlarında değişiklik...''

"Özellikle son 2 yıldır her şeyin fiyatının 2 katına çıkması biraz üzücü ama neyse ki şu ana dek hiçbir şeye zam gelmedi. O beni çok rahatlatıyor..."

Feriye Halansoy, Öğretmen


Diğer yorumlar ->

(17.12.2019)

50 kişinin katıldığı Genç Müslüman Kadınlar İçin Liderlik Programı'na 1 milyon 163 bin TL harcandı...

"Kişi başına 22 bin TL falan ediyor. O paraya 50 tane lider yetiştirildiyse gayet hesaplı çıkmış aslında..."

Yusuf Aldöğenler, Muhasebeci


Diğer yorumlar ->