Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
DERGİ
-> Erdoğan: ''2002 yılına mukayesen buzdolabı kapaklarına takılan mıknatıslı objelerin sayısındaki başdöndürücü artışın ekonomik yükselişimizin asıl göstergesi olduğunu da unutmamak, unutturmamak gerekir...''
-> Berat Albayrak'tan gündeme dair açıklamalar: ''Günlük hasta sayımız...''
-> Türk-İş, dört kişilik bir ailenin Ağustos ayı yoksulluk sınırının bir buçuk buzdolabı olarak açıkladı...
-> Doların ve koronavirüs vakalarının aynı oranlarda yükselmesi yatırımcının kafasını karıştırdı...
-> Merkez Bankası, piyasaya 10.000 adet buzdolabı sürerek Dolar’a müdahale etti...
FOTOHABER

2750 ton Amonyum Nitrat'ı 6 yıl boyunca şehrin göbeğinde depolamakta sakınca görmeyen bir hükümet tarafından yönetilen Lübnanlılar: ''Lider konusunda standartlarımız pek yüksek sayılmaz evet...''

Ak Parti'nin ''Oyları nasıl arttırırız?'' arayışları yine vatandaşlık dağıtmakla son buldu...

SPOR

Siyaset ve Ekonomi Gündeminden Bunalan Mert Yuvar(32), Tamamen Siyasete Batmış ve Takımları İflas Etmiş Süper Lig'in Başlamasını Sabırsızlıkla Bekliyor...

Ülkedeki siyasi ve ekonomi gündemin bunaltıcılığından bu yıl da futbola kaçarak kurtulmayı planlayan Mert Yuvar(32), en az Türkiye'nin geri kalanı kadar siyasi ve ekonomik çöküntü içindeki Süper Lig'in başlamasını sabırsızlıkla bekliyor.  devamı...
VİDEOHABER

Bayram nedeniyle boşalan İstanbul'un tadını yine Taliban militanları çıkardı...

HALKIN SESİ

Çocuğu olmayan, bekar SGK çalışanının ''Çocuğunu FETÖ okuluna yolladığı'' gerekçesiyle ihraç edildiği ortaya çıktı...

"Olmayan çocuğunu FETÖ okuluna gönderen adam olan çocuğuna neler yaptırmaz. Tehlikeyi önceden sezen yetkililerimizi kutluyorum..."
KİTAP

Yaz Dizilerine Düşmenin Eşiğinde Olanlar İçin: Klişelerden Arınmış Vizyonlu Aşk Romanları...

SİNEMA

Yine Her Şeyi Birbirine Karıştırdınız Di mi? Dark Dizisinin İlk 2 Sezon Analizi, Hatırlatmaları ve 3. Sezon Teorileri

BLOG

İnceleme: Basiretsiz Bir Nefret Aracı Olarak ÖSYM ve Bir ÖSYM Sorusu Olarak Mabel Matiz..

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgili Koçlar... Ehehe... Yok yok tamam o espriyi yapmıycaz bu bayram... Ehehehe... Tamam ya sakin... Ehehehehe... devam...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Araştırma: Gençler Arasında Kariyer Planı Olarak ''Düğün Yapıp Takılan Altınlarla Birlikte Kaçmak'' Giderek Popülerlik Kazanıyor...

Metros Araştırma şirketi tarafından yapılan ''Türkiye'de Gençlik ve Kariyer Hedefleri'' başlıklı araştırmada ilginç sonuçlar ortaya çıktı... devamı...

Hayata 1-0 Önde Başlatacak Bir Üniversite Arayan Genç, En Az 5-0'lık Bir Skora İhtiyacı Olduğunun Henüz Farkında Değil...

Tercih döneminin başlamasıyla birlikte kendisini hayata en iyi hazırlayacak ve mezun olduğunda 1-0 önde başlamasını sağlayacak bir üniversite arayışına hız veren E.G(18), zorlu hayat deplasmanında avantajlı duruma geçebilmesi için en az 5-0’lık bir skora ihtiyacı olduğunun henüz farkında değil.devamı...

İç Savaş ve Kıtlık Yüzünden Nüfusu 117 Kişiye Düşen Afrika Ülkesi, Göçmen Alımına Başladı

Blog

“Ne yedin?”den “Kiminle konuşuyorsun?”a… İlişki Seviyesini Belirleyen 4 Temel Telefon Konuşması

İlişki, bir kadın ve bir erkeğin orta yol bulup birbirini idare ettiği akıllara zarar münasebetler silsilesidir. Herkes farklı olanı arasa, aradığını iddia etse de (kimse kusura bakmasın, gözlemlerim dahilinde, “ayy o çok farklı biri” denilen tiplerin hemen hemen hepsi hakkında ikinci ayın sonunda “sanırım bipolar” şeklinde atılıp tutuldu), her ilişki aşağı yukarı aynı evrelerden geçer. Bu hafta sizlere, çoğunuzun farkında olmadığı ama ilişki seviye tespitinde önemli rol oynayan daha naif, daha sinsi eşiklerden ve bu eşiklerin tespitinde telefon konuşmalarının öneminden bahsedeceğim. Maksat, körpe zihinler aydınlansın. Hadi bakalım…

1. “Ne yedin?”

Hayır, bunu soran anneniz değil, yaklaşık bir aydır flört ettiğiniz müstakbel sevgiliniz. Bu soru genelde gece, saatler süren manasız telefon konuşmalarında ortaya atılır. Telefonda o gün olan biten anlatılır. “Annem aradı, kız kardeşim çok salak ya hep dövmek istiyorum, bizim iş yerinde çok gıcık bir adam var, acaba kpss’ye mi girsem, eee sen naaptın?” gibi konular dün geceki konuşmada da olduğu gibi tekrar masaya yatırılır. Konuşmada sessizliğin uzaması durumunda çiftimiz panik olur. Sanki sessizlik karşılıklı “ben şu anda senden çok sıkılıyorum” anlamına geliyormuş gibi (ki biraz doğruluk payı var) , o sessizliği bozmak adına akla ilk gelen şey ortaya atılır ve akla ilk gelen şey kuşkusuz midedir.

ne yedin
-Ne yedin? -O anca otopside anlaşılır yenge -Siz kimsiniz kardeşim? -Olay yeri inceleme -Orhan? -Aaa sizin haberiniz yok di mi?

Acıktığını belirten erkek topu kadına atar ve bir 10 dakika daha kadının monologuyla geçer. Geç saatte yemek yemenin zararından giren kadın, 10 dakika sonunda Nutella'sını kaşıklarken bol su içmenin faydalarından bahsedecektir.

"Ne yedin?" sorusu kadınlarda “gördüğün gibi seninle ilgileniyorum” anlamına gelirken, erkek için sadece bir sonraki aşamaya geçebilme manevrasıdır. Erkek sorudan yeterli verimi alabilmişse, bu kanaldan devam edecektir: “Bir akşam seninle rakı-balık mı yapsak?”

2. "Ben çok iyi masaj yaparım."

En eğlenceli erkek repliklerinden biridir. Büyük vaad içerir. Dünya üzerinde masaj yapmaya bu kadar hevesli olan diğer bir kitle de Taylandlılardır. Sırf bu masaj yapma iştahından boyun fıtığı olan bir sürü kadın var ortalıkta. Bu kadıncağızlar masajdan yeterli verimi alamadıkları gibi, masajla beraber sunulan bir takım promosyonlardan da memnun kalmadılar, garipler öyle boynunu büktükleriyle kaldı. Yine de telefon konuşmasında lafın bir şekilde masaja gelmesi, önemli bir aşamadır. Büyük kapılar açar. Kapiş ;)

masaj
- Telefonda kulağa daha hoş geliyordu...

3. “Garip bir şekilde kendimi senin yanında huzurlu hissediyorum.”

İlişkilerde üçüncü sinsi aşama, yemekten sonraki kısımdır. Yemek üstüne tatlı niyetine birbirini yiyenler arasında komik bir gerginlik oluşur. Çiftimiz bir süre birbirini arayamaz; kadın erkekten telefon bekler, erkek ise kadının yaşadığımız çağa biraz ayak uydurmasını... Ama boşuna beklediğini anlayan er kişi, net 24 saati doldurup mesaj atar. Mesaj atmak burada ciddi bir taktiktir. Zira kritik bir aşamada telefon konuşması sırasında başa gelebilecek bir boş boğazlığı, yanlış anlaşılmayı, düşünmeden ağızdan çıkabilecek yersiz bir espriyi önler. Mesaja kırk kere düşünülerek cevap yazılır. Hatta yemek ardından gerçekleşen ilk mesajlaşmada, mesaj aralıkları 15 dakika olarak belirlenir ki bunun anlamı “ ben şu an seni pek takmıyorumdur.” Yalan! Erkek bunu bilir ve üstüne düşeni yaparak dayanabildiği kadar alttan alır.

“Biz o gece ne halt ettik” konusuna gelene kadar o sırada televizyonda seyrettiklerinden bahsedilir. Konu nihayet açıldığında erkek, bugüne kadar hep verim aldığı ezber cümlesini sıralar “Çok güzel bir geceydi. Garip bir şekilde kendimi senin yanında huzurlu hissediyorum.” Çoğu kadın bunun ezberden konuşma olduğunu bilir, yemez, ama işine geleceğinden gargara yapar. Burada altı çizilecek kısım “garip bir şekilde” kısmıdır. Yani şair diyor ki; “Hani anlam veremiyorum..aşık değilim, olabilirim..olabilirim olabilirim, yüzde elli sevebilirim..sevebilirim sevebilirim… İşte o yüzden bana saçma sapan trip atma, bu civardan da ayrılma.”

Böylece bir aşama daha atlatılır.

huzurlu
-Garip bi şe... -Şşşşş

4. “Kiminle konuşuyorsun sen?”

Tebrikler. Bu soruya kadar gelebilmişseniz, siz artık resmen bir çift olmuşsunuz. Bu sorunun cinsiyeti yoktur. Kimin sorduğu da çok önemli değildir. İlişkinizin daha başlarında olduğunuz için kuvvetle muhtemel Fatih’le Barcelona-Chelsea maçını konuşuyorsunuz, ya da Müge ile Demet Akalın’ın gelinliğini. Sorunun alt metninde yatan gerçek şudur; siz artık uzun konuşmaları, uzun mesajlara çevirdiğiniz ve telefonda gün içinde yaşadığınız daha ciddi şeyler hakkında nispeten kısa konuşmalar yaptığınız için, başkalarıyla yapılan uzun sohbetler dikkat çeker. Fatih ve Müge’nin birilerinin takma isimleri olduğu düşünülüp, boşu boşuna Fatih ve Müge’nin günahı alınır.

kiminle konusuyorsun
-İyi günler ben Simge, nasıl yardı... -Kiminle konuşuyosun sen? -Sedat, lütfen beni bir daha işten arama...

Bu aşamaları geçtiyseniz, ilişki çıkmazına hoşgeldiniz. İlişki çıkmazı diyorum, çünkü taraflardan biri artık bir çift olduğunuzu sanıyorken, diğeri başka adayları da değerlendirip bir çay içme kafasında. Hayırlısı...

(katina Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(20.7.2020)

Çocuğu olmayan, bekar SGK çalışanının ''Çocuğunu FETÖ okuluna yolladığı'' gerekçesiyle ihraç edildiği ortaya çıktı...

"Olmayan çocuğunu FETÖ okuluna gönderen adam olan çocuğuna neler yaptırmaz. Tehlikeyi önceden sezen yetkililerimizi kutluyorum..."

Muzaffer Sağalcılar, Emekli


Diğer yorumlar ->

(12.5.2020)

Erdoğan, CHP'ye yüklendi: ''Meydanı bu faşist zihniyete bırakmayacağız...''

"Meydanda 2. bir faşist zihniyete daha yer olduğunu öğrenmek sürpriz oldu. Çok şükür hükümetimiz sayesinde ağzına kadar dolu sanıyordum orasını... Eveet hangi karakola teslim oluyorum?"

Yeşim Benece, İşsiz


Diğer yorumlar ->